Feeds:
Yazılar
Yorumlar

Posts Tagged ‘yeraltı edebiyatı’


Dün akşam İskender Pala’nın bir yazısını okudum ve benim de kendimce 2010 değerlendirmesini yapacağımı söylediğimi hatırladım.

Ve başlıyoruz;

2010’un…

En sevdiğim romanı: Katre-i Matem

En çok tavsiye ettiğim seri; Açlık Oyunları

En sevdiğim yazarı: Murat Menteş

Beni en çok çarpan, sarsan romanı, Tavandaki Kukla, Ingvar Ambjörsen

En çok üstünde çalışmak istediğim ;Norveç Edebiyatı

Tekrar tekrar okumak istediğim romanı; Dövüş Kulübü

En çok merak ettiğim yazarı: Alper Canıgüz

Tanışmayı kıl payı kaçırdığım yazar: Jean Cristophe Grange

Okumak isteyip de ama 2010 bitmeden okuyamadığım, içimde kalanlar;

Semerkant-Amin Maalouf

Madam Arthur Bey Bey ve Hayatındaki Herşey – Mine Söğüt

GizliAjans– Alper Canıgüz

Çok fazla kişisel bir liste oldu, ama iki tane deşik sol parmakla bunları yazabildim şimdilik.

Okumam gereken çok şey var ve büyük bir zevkle okuyacağım hepsini:) İşin en güzel tarafı elinde sıcak bir kahveyle okuyacaklarına gömülmek. Bir süre sonra da hepsini sizinle paylaşacağım.

Read Full Post »


Charles Bukowski’yi hep merak ettim. Duyduklarımdan da az buçuk bir şeyler biliyordum; bol küfür, bol seks, bol alkol. Aslında ben sevmiyorum küfürlü kötü konuşmaları, dilimi, kalemimi kirleteceğimden korkuyorum. Bazen insana yapışıp kalıyor.O yüzden pek yanaşmıyordum da okumaya. Merak kediyi öldürdü ve sonunda okudum.

Beklediğimden azı mıydı yoksa fazlası mıydı,beklenti olmayınca bir sorun da olmuyor.

Öykü okumasını seviyorum sonuçta. Hele bir de satır aralarını okutuyorsa yazar sana kendini de gizlemiyorsa daha çok hoşuma gidiyor.

Şimdi bir kitap okuyup da hakkında tam olarak bilgi sahibi oldum mu? Hayır. Ama bu benim yorum yapmama engel mi? Tabii ki hayır!

Eveti bol küfür, bol seks, bol alkol vardı. Aynı zamanda sistemi sorgulayan, zaman zaman yalnız, yüz üstü bırakılan, aldatılan bir adam da vardı. Boktan bir hayatı anlatıyordu hep öykülerinde, ne karamsar ne iyimser, sadece olduğu gibi yani boktan. Ne yalan vardı ne mübalağa… her şey ama her şey olduğu gibiydi. Hayatın ta kendisi miydi dersiniz?

“Sen artık bi yabancı olduğun halde unutmana izin vermezler”.

Read Full Post »