Feeds:
Yazılar
Yorumlar

Posts Tagged ‘feminist’


Okuyorum okuyorum okuyorum ama sayfalar akıp gitmiyor, insanın içini kemiriyor, sancılı hatta belki de delicesine. Üç sayfa sonra üç yıl geçmiş oabilir garantisini veremiyorum, hatta belki de 30 yıl… Okurken aklınızın uçup kaçtığı bir cümle sizi sayfala sonrasında o cümleye geri dönmeye zorlayabilir. Hani bir replik var ya yaşayan herkesin ağzına sakız olmuş; Ne oldu da biz bu hale geldik… Kahramanlar bir anda size bu soruyu cevaplamanız için baskı yapabilir.  Her şey olabilir, gün geceye dönebilir, gece gündüze devrilebilir,dünya değişmiş kararmış olabilir, neyin ne olacağının hiç belli olmaığı sayfalarda gezinirsiniz okurken

Öyle ki bir an küçük bir çocuğun çorabına dair bir betimleme okurken bir anda kendinizi eski, köhne, yıkılmaya yüz tutmuş, anıların içeride hayalet misali dolaştığı bir evin önünde siz kendinizi hatıralarınızla yüzleşirken bulursunuz…

İntihar etmiş kendisi. Bunu ilk duyduğumda kesin kocası dedim, artık zavallı kadına ne yaptıysa, onun ruhunu ne biçim acıttıysa… Feminizm zaten erkeklerin acımasızlıklarına, hatta odunluklarına karşı doğmuş bir tepki değil mi dedim kendi kendime…Tüm başkaldırılar bir baskıya karşı değil midir?…

Halbuki değilmiş öyle, onun kaldıramadığı, yüreğinin almadığı, ruhunun dayanamadığı savaşlarmış. Savaşlardan kaçmak durumunda olmakmış,kendine ait bir odanın hep varolmasına alışkın bir kadının aslında kendine ait bir yer bulamadığı zamanlarmış durum… bütün güzel şeyleri insanların yok etmeleri…

Şimdi elimde K dergisi , kocasına yazdığı notu okuyorum, ” Tüm mutluluğumu sana borçluyum, ama artık senin hayatını mahvetmeye devam edemem.”

Cebine koyduğu kocaman bir taş. Bu kadar basit işte, kimsei mahvetmemek için

Read Full Post »


Okuyorum okuyorum okuyorum ama sayfalar akıp gitmiyor, insanın içini kemiriyor, sancılı hatta belki de delicesine. Üç sayfa sonra üç yıl geçmiş oabilir garantisini veremiyorum, hatta belki de 30 yıl… Okurken aklınızın uçup kaçtığı bir cümle sizi sayfala sonrasında o cümleye geri dönmeye zorlayabilir. Hani bir replik var ya yaşayan herkesin ağzına sakız olmuş; Ne oldu da biz bu hale geldik… Kahramanlar bir anda size bu soruyu cevaplamanız için baskı yapabilir.  Her şey olabilir, gün geceye dönebilir, gece gündüze devrilebilir,dünya değişmiş kararmış olabilir, neyin ne olacağının hiç belli olmaığı sayfalarda gezinirsiniz okurken

Öyle ki bir an küçük bir çocuğun çorabına dair bir betimleme okurken bir anda kendinizi eski, köhne, yıkılmaya yüz tutmuş, anıların içeride hayalet misali dolaştığı bir evin önünde siz kendinizi hatıralarınızla yüzleşirken bulursunuz…

İntihar etmiş kendisi. Bunu ilk duyduğumda kesin kocası dedim, artık zavallı kadına ne yaptıysa, onun ruhunu ne biçim acıttıysa… Feminizm zaten erkeklerin acımasızlıklarına, hatta odunluklarına karşı doğmuş bir tepki değil mi dedim kendi kendime…Tüm başkaldırılar bir baskıya karşı değil midir?…

Halbuki değilmiş öyle, onun kaldıramadığı, yüreğinin almadığı, ruhunun dayanamadığı savaşlarmış. Savaşlardan kaçmak durumunda olmakmış,kendine ait bir odanın hep varolmasına alışkın bir kadının aslında kendine ait bir yer bulamadığı zamanlarmış durum… bütün güzel şeyleri insanların yok etmeleri…

Şimdi elimde K dergisi , kocasına yazdığı notu okuyorum, ” Tüm mutluluğumu sana borçluyum, ama artık senin hayatını mahvetmeye devam edemem.”

Cebine koyduğu kocaman bir taş. Bu kadar basit işte, kimsei mahvetmemek için

Read Full Post »