Feeds:
Yazılar
Yorumlar

Posts Tagged ‘ersin karabulut’



Her şey bir gün Murat Menteş’in  Korkma Ben Varım’ını okumamla  başladı. Daha önce yazmıştım  sanırım. Kendisini kitabında Ersin Karabulut  isminin geçmesi vesilesiyle  keşfetmiştim ve bu keşifle (sanki  yeni bir kıta ya da yeni bir canlı  türünü ortaya çıkarmışım gibi  heyecanlı anlatıyorum!) içim ümit  doldu; hem macera, hem gerilim,  hem felsefi, hem de eğlenceli bir  kitap bulmuştum hemde bir Türk  yazardan. Daha ne olsun.

Yıllarca gizli gizli, içten içe  Türk edebiyatımı küçük gördüm, kıvrak değildi, eski dili kullanıyorlardı. Biraz da cahillikten, gençlikten diyelim buna…Dan diye kafama vurdu bu kitap, neler neler yazılabileceğini. Laf aramızda şimdi bir zamanlar bunlar ne biçim kelimeler dediğim sözcüklere hayranlık duyuyorum şimdi.

Sonra Afili Filintalar‘ı takip etmemle Dublorün Dilemması’nı okumaya başlamam bir oldu. Şimdi tüm Afili Filintalar’ı takip etmeye çalışıyorum, öncelik şu an için tabii ki Murat Menteş’e ait.

Yine yazmıştım; kitap fuarında İletişim standında Alper Canıgüz adını görüp dayanamayıp GizliAjans’ı aldım.

Daha önce birkaç yazısı haricinde hiç bir kitabını okumadım ama tahminimce en az Murat Menteş kitapları kadar zevkli olacak okuması.

İnternetteki yorumları okudum, kimleri yere göğe sığdıramamış, kimileri de beğenmemiş Alper Canıgüz’ü hele ilk kitabı Tatlı Rüyalar için sabun köpüğü bile demişler. (Gözlerimle gördüm.) Tabii , bu yorumlar biraz tereddütlü bakmamı sağladı ama aynı zamanda merakımı da kamçıladı.

Ben sondan başlamış oluyorum; ilk okuyacağım kitabı onun son kitabı GizliAjans olacak, bakalım diğer kitaplarını da okumak için sabırsızlanacak mıyım? Yorumlarımı yine yazacağım. Elimdeki kitabı bitirince yeni rotam Alper Canıgüz.

Bu arada ne güzel bir kelimedir , Canıgüz. İnsanın içinde gizli bir hüzün yeşertir.

Read Full Post »


Korkma ben varım

Bir insana bunu söyleyebilmek ne büyük bir güven, aynı zamanda  bunu duymak ne kadar büyük bir  mutluluk. İnsanın gerçekten  hayatında böyle korkmasını  engelleyecek ben varım  diyebilecek birinin olması ise ne  büyük bir talih, şans, kısmet nasip.

Murat Menteş’in aslında bu ikinci  romanı.

İlk romanı Dublorün Dilemması, henüz okuyamadım ama sabırsızlıkla okuanacaklar listesinde.

Murat Menteş’in Notos’la yapmış olduğu röportajı okumuştum, çok eğlenceli gelmişti, mesaj kaygısı olmayan ve edebiyat yapan bir gerilim yazarı. Evet, gerilim romanlarında bir sorun var heyecanı sürekli tutmak için edebiyattan ödün veriliyor ya da biz talihsiz türk okurları çok az ciddi gerilim romanı okuyabiliyoruz. Yabancı eserlerde yapılan öeviri hataları, zaman zaman özensizlik, çevirmeni mi yoksa yazarı mı suçlayacağımızı bilemediğimiz durumlarla karşılaşabiliyoruz bazen. Öte yandan sanki çok az gerilim yazılıyor.

Murat Menteş işte bence adını kazıyacak bir isim, izi geçmeyecek, geçici olmayacak.

İtiraf etmek gerekirse, Ersin Karabulut’un çizimleri de olmasaydı işin içinde belki bir süreliğine daha okumayı bekletebilirdim ama Ersin Karabulut adını görünce dayanamadım aldım, içimin çok sıkıldığı bir gün de kitabı okumaya başladım. Kitabı alır almaz ilk işim de çizimlere bakmak olmuştu.

Ne iyi etmişim bir bilseniz, daha kitabın ilk sayfalarından kendi yanağımı sıkasım geldi. Ne iyi bir şey yapmışım da almışım bu kitabı okumuşum.

Neymiş;  Türk edebiyatçıları da harika gerilimler yazabiliyormuş, hem de anlatım dilleri de çok güzel olabiliyormuş ve de okur sayfaları yalar yutarmış gibi okurken bir yandan da bitmesin istiyormuş. Normalde gerilim kitapları edebi değil ama vurucu cümleler doludur, altını deli gibi çizmeyi de pek istemezsiniz çünkü aslolan kurgudur ve o kurgu alıp sizi götürür kalemi elinize almanıza izin vermez. Ama Korkma Ben Varım’da kaleminizi en başından alın yanınıza, farklı kültürlere dair ilginç, komik atasözlerinin yanı sıra daha bir çok cümlenin altını çizeceksiniz. Belli mi olur, keşke ben yazsaydım bunu diye hayıflanabilirsiniz de…

Kitap sadece vurucu anlatımıyla değil kurgusuyla da çok güzel. Başarıyla kurulmuş olayların yanı sıra ilginç karakterler, ilginç karakterlerin ilginç isimleri ve ilginç kurumlar yer alıyor. Kocakarı büyülerinden, mafya içi hesaplaşmaları ve aynı kıza aşık olan iki erkek, doğa üstü güçler bile var,  daha ne olsun!

Bu kadar övgünün yanında hiç mi eleştiri yok diyeceksiniz. Elbette var olmaz olur mu, mesela kitapta daha çok  Ersin Karabulut çizgisi olabilirmiş!

Evde beni bekleyen bir sürü kitap varken şimdi ben Dublorün Dilemması’nı almayı ve okumayı planlıyorum. Onun heyecanıyla yanıp kavruluyorum hatta ve hatta yarın tatil olması sebebiyle kendimi en yakın kitapçıya atıp bu kitabı alacağım.

Meraklısına not: Bu kitabı okurken eğleneceksiniz de!

Read Full Post »